Büyük Türkçe Sözlük

 

Sözlük'te   söz varlığı


.:: Türk Dil Kurumu - Büyük Türkçe Sözlük ::.

çelik, -ği    

(I) a. 1. Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat: “Süngülerini çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar.” -R. E. Ünaydın. 2. sf. Bu alaşımdan yapılmış: “Karşı tarafa uzanan bir çelik köprü hayal ediyordu suyun üzerinde.” -A. Kulin. 3. sf. Zayıf fakat güçlü (vücut): “Çelik ve demir vücuduyla hassas bir sporcuya benziyordu.” -S. F. Abasıyanık.

 Güncel Türkçe Sözlük 
çelik, -ği    

(II) a. 1. Kısa kesilmiş dal. 2. Kök salması için yere dikilen dal. 3. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. 4. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. 5. den. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek.

 Güncel Türkçe Sözlük 
çelik    

Direk başlığı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Bir boynuzu kırık hayvan

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Pencere.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

İğde ağacı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Ahırlarda dışarıya gübre atmak için açılmış delik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Hayvanın, boyunduruğa bağlandığı yer.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Yünleri ip haline getirmeğe yarıyan ağaçtan yapılmış bir aygıt, kirman: Keziban çelik eğiriyor.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Çocukların sopa ile oynadıkları oyun: Çocuklar çelik oynadı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

On kiloluk hububat ölçeği.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Tahta yapmak için hazırlanmış ağaç kütüğü, kereste.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Köklü bir ağacın dipten çıkan dalını kesip, başka bir yere dikerek köklendirilmişi: Bu yıl bağda çok çelik yapıldı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

İpek böceğine, yaprağı verildikten sonra kalan dut çalısı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Düğün sahiplerinin, akrabalarına özel bir törenle yolladığı koyun, kuzu, kaz eti: Dışarda silâh sesi var, galiba çelik geliyor.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Baston.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Kırılan kemiğin tedavisinde kullanılan yumurta ve un karışımı madde.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Altınlara yapılan halka.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Kuş yavrusu, yavru

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik    

Çocuk oyunu, yapı ağacı

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
çelik   Osm. ıspatul 

Düzgün kenarlı, esnek, çelik lama. Koyu kıvamdaki macun ve benzeri gereçleri sürmeye yarar.

 BSTS / Ağaçişleri Terimleri Sözlüğü 1968
çelik   İng. steel 

Demirin, karbon ve % 2'ye değin başka öğelerle oluşturduğu yüksek dayançlı alaşımların genel adı.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981
çelik   İng. steel, carbon steel 

Az miktarda karbon içeren demir alaşımı. %0,15 den düşük karbon içerene yumuşak çelik, %0,15-0,3 karbon içerene orta çelik, %0,3 den fazla karbon içerene sert çelik denir.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007
çelik   İng. steel 

Demirin, karbon ve başka elementlerle oluşturduğu, yüksek dayançlı alaşımların genel adı (Karbon % 2 değerini geçmez.)

 BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972
çelik   Fr. acier 

(kimya)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
çelik   Fr. bouture 

(tarım)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
Çelik   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü, kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal.

 Kişi Adları Sözlüğü 
Çelik   Alm. Stahl 

 BSTS / Teknik Terimler - Teknibilim 1949