Büyük Türkçe Sözlük

 

Sözlük'te   söz varlığı


.:: Türk Dil Kurumu - Büyük Türkçe Sözlük ::.

temel    Rum. 

a. 1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü: “Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor.” -H. E. Adıvar. 2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. 3. sf. mec. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz: “Devletin temel kanununun adı Anayasa'dır.” -B. Felek. 4. mec. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler: “Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun.” -N. Cumalı.

 Güncel Türkçe Sözlük 
temel   Fr. Principe 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
temel   Fr. Base 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
temel   Fr. Basique 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
temel    

1.Duvar görünüşü verecek denli sık böğürtlenlik. 2.Bağ, bahçe çevresine çekilen çit : Güllüğün etrafını temelle ördüm. 3.Dikenli yer.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel    

Bir çeşit tura oyunu.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel    

Taş parçası.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel    

Ocağın arkasına konan iri odun.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel    

Ağaç dikerek yapılan, köklü çit.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel    

Temel, esas

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel    

< Rum. themelios: temel. || temelisi: temeli

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
temel   İng. basic 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu 
temel   İng. base 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu 
temel   İng. basal 

temel (fizyolojik mânada)

 BSTS / Dirilbilim Terimleri 1948
temel   İng. foundation 

1. (Genel anlamda) Bir şeyin üzerinde temellendiği, kurulduğu şey (bir evin temeli, bir kurumun temeli vb.). 2. Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğin temeli, hukukun temeli, eğitimin temeli, ahlakın temeli vb. Ahlakın temeli, bir ahlak öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlak felsefesinde bu ilke haz'dır). 3. Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımın temeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)

 BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975
temel   Alm. Fundament, Sockel 

(Mimarlık) Toprak altında kalan, üzerine yapının anaduvarları çıkılan taş döşek.

 BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968
temel   İng. fundamental 

Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.

 BSTS / Gitar Terimleri Sözlüğü 
temel   Osm. esasî 

(sıfat) (biyoloji)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
Temel   Köken: Rum. 

Cinsiyet: Erkek
1. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler. 2. En önemli, belli başlı, ana, esas. 3. Dayanıklı. 4. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.

 Kişi Adları Sözlüğü 
Temel    

Muğla ili, Seki bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  
Temel   Osm. Temel 

 BSTS / Teknik Terimler - Temel Tekniği 1949