Güncel Türkçe Sözlük


Aradığınız sözü sorgu kutusuna yazdıktan sonra Ara düğmesini tıklayın.
Aramaya başlamadan önce lütfen uyarıları okuyun.



el (I)
isim, anatomi
1. isim, anatomi Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü
"El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk" - Z. O. Saba
2. Sahiplik, mülkiyet
"Elimdeki bütün parayı bu eve yatırdım."
3. Kez, defa
"İki el silah sesi duyuldu."
4. İskambil oyunlarında oynama sırası
5. İskambil oyunlarında her bir tur
"Kış geceleri arkadaşlar arasında bir el poker çevirmek de keyiftir." - P. Safa
6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü
"Kapı eli."
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller (Göster)
el açmak el almak el atmak
el ayak çekilmek (bir şeyden) el ayak (veya etek) çekmek el bağlamak
el basmak el bebek gül bebek el bende!
el çekmek el çektirmek el çırpmak
el değiştirmek el değmemek el dokunulmamak
el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz el el üstünde oturmak el elde baş başta
el elden kalmaz, dil dilden kalmaz el elden üstündür (ta arşa kadar) el eli yıkar, iki el yüzü
el el ile, değirmen yel ile el ermez, güç yetmez el etek öpmek
el etek tutmak el etmek el kadar
el kaldırmak el katmak el koymak
el ovuşturmak el öpenlerin çok olsun! el öpmek
el öpmekle ağız aşınmaz el pençe el pençe divan
el pençe divan durmak el sıkmak el sıkışmak
el sürmemek el tazelemek el terazi, göz mizan
el tutmak el (veya elini) uzatmak el üstünde tutmak
el vergisi, gönül sevgisi el vermek el vurmamak
el (veya elini) yakmak el yarası onulur, dil yarası onulmaz (bir işten) el yıkamak
elde avuçta (ne varsa) elde avuçta (bir şey) kalmamak elde etmek
elde kalmak elde (veya elinde) olmamak elde tutmak
eldeki yara, yarasıza duvar deliği elden ağza yaşamak elden ayaktan düşmek (veya kesilmek)
elden bırakmamak (veya düşürmemek) elden çıkarmak elden çıkmak
elden geçirmek elden gel! elden geldiği kadar
elden gelmemek elden gitmek elden kaçırmak
elden kaçmak elden ne gelir? ele alınır
ele alınmaz ele almak ele avuca sığmamak
ele bakmak ele geçirmek ele geçmek
ele gelmek ele vermek eli alışmak
eli altında olmak eli (veya elleri) armut devşirmek eli ayağı (olmak)
eli ayağı buz kesilmek (veya tutmamak) eli ayağı (veya ayağına) dolaşmak eli ayağı titremek
eli ayağı tutmak eli aza varmamak eli boş çıkmak
eli boş dönmek (veya çevrilmek veya geri gelmek) eli boş gelmek eli cebine (veya cüzdanına veya kesesine) gitmemek (veya varmamak)
eli değmek eli dursa ayağı durmaz eli ekmek tutmak
eli eline değmemek eli ermek eli ermez gücü yetmez
eli genişlemek eli gitmek eli harama uzanmak
eli işe yatmak eli kalem tutmak eli kırılmak
eli kırılsın! eli kolu bağlı durmak eli kolu (eli ayağı) bağlı kalmak (veya olmak)
eli kurusun! (bir işte) eli olmak eli para görmek
eli silah tutmak eli varmamak (veya gitmemek) (bir işe) eli yatmak
elimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisi elinde avucunda nesi varsa elinde bulunmak (veya olmak)
elinde büyümek elinde kalmak elinde olmak
(bir iş) elinde olmak elinde patlamak elinde tutmak
(birinin) elinde ... var (birinin) elinden elinden almak
... elinden çıkmak (birinin) elinden (bir şey) düşmemek elinden (bir şeyi) düşürmemek
elinden bir iş (veya şey) gelmemek elinden bir kaza (veya sakatlık) çıkmak elinden geleni ardına (veya arkasına) koymamak
elinden geleni yapmak elinden gelmek elinden hiçbir şey kurtulmamak
elinden iş çıkmamak elinden iyi iş gelmek elinden kan çıkmak
elinden kurtulmak elinden tutmak eline almak
eline ayağına kapanmak (veya sarılmak veya düşmek) eline ayağına üşenmemek eline bakmak
(biri ötekinin) eline doğmak eline düşmek eline erkek eli değmemiş olmak
eline eteğine doğru eline eteğine sarılmak eline fırsat geçmek
eline geçmek (birinin) eline kalmak eline (veya elinize veya ellerinize) sağlık
(birinin) eline su dökemez eline tutuşturmak eline yüzüne bulaştırmak
elini arı kovanına sokmak (bir yerden veya bir şeyden) elini ayağını (veya eteğini) kesmek (veya çekmek) elini ayağını öpeyim
elini belli etmek (veya göstermek) elini çabuk tutmak elini kana bulamak (veya bulaştırmak)
(birinin) elini kolunu bağlamak elini kolunu sallaya sallaya gelmek elini kolunu sallaya sallaya gezmek
elini kulağına atmak elini oynatmak elini sallasa ellisi (başını sallasa tellisi)
elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak elini sürmemek elini taşın altına koymak (veya sokmak)
elini veren kolunu alamaz elini vicdanına koymak elinin altında (olmak)
elinin hamuruyla erkek işine karışmak elinin tersiyle çarpmak elinin tersiyle itmek
elinle ver, ayağınla ara eliyle koymuş gibi elle tutulacak tarafı (veya yanı) kalmamak
elle tutulur elle tutulur gözle görülür (veya dille anlatılır) elle tutulur tarafı olmamak
eller yukarı! ellerde gezmek ellerim yanıma gelsin
elleri (veya ellerin) dert görmesin
Birleşik Sözler (Göster)
el alışkanlığı el altında el altından el arabası
el ayası elbasan tavası el bezi el birliği
el bombası el çabukluğu el çantası el değirmeni
el duşu el ele el emeği elense
el erimi el erki elezer el falı
el feneri el freni el havlusu el ilanı
el işçiliği el işi el kantarı el keseri
el kılavuzu el kiri el kitabı el notu
el oltası elöpen el sabunu el sanatları
el sözlüğü el şakası el tası el telefonu
el telsizi el topu el ulağı el uzluğu
el yatkınlığı el yazısı el yazması el yordamıyla
elde bir elden ele eli açık eli ağır
eli ayağı düzgün eli bayraklı elibelinde eli belinde
eli bol eli boş eliböğründe eli böğründe
eli çabuk eli dar eli geniş eli hafif
eli koynunda eli kulağında eli mahkûm eli maşalı
elimsende eli nimetli eli selek eli sıkı
eli sopalı eli şakağında eli yatkın eli uz
eli uzun eli yatkın eli yordamlı eli yüreğinde
eli yüzü düzgün eli yüzü temiz eline ağır eline ayağına çabuk
eline çabuk elinin körü azel art elden
havvaanaeli
el (II)
isim
1. isim Yakınların dışında kalan kimse, yabancı
"Kâtip benim ben kâtibin, el ne karışır!" - Halk türküsü
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller (Göster)
el ağzına bakan, karısını tez boşar el arı düşman gayreti el beğenmezse yer beğensin
el elin aynasıdır el elin eşeğini türkü çağırarak arar el elin nesine, gülerek gider yasına
el eliyle yılan tutulur el için ağlayan gözden olur el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer
el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine el ile gelen düğün bayram el iyisi olmak
el kazanıyla aş kaynamaz el kazanıyla aş kaynatmak el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır
elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz elden vefa, zehirden şifa ele güne karşı
ele verir talkını (veya telkini), kendi yutar salkımı elin ağzı torba değil ki büzesin
Birleşik Sözler (Göster)
el adamı el âlem el kapısı elkızı
eloğlu yedi kat el
el (III)
isim
1. isim Ülke, yurt, il
"Çöller, Yemen ellerinden beter imiş." - A. Gündüz
2. Halk, ahali
3. Oba, aşiret
"Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir" - Dadaloğlu
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller (Göster)
el mi yaman bey mi yaman? el yaman! elde bulunan beyde bulunmaz
Birleşik Sözler (Göster)
yad el gurbet eli Türk eli yad eller
26 Eylül 2006 tarihinden itibaren 784.582.329 kez söz arandı.