Güncel Türkçe Sözlük


Aradığınız sözü sorgu kutusuna yazdıktan sonra Ara düğmesini tıklayın.
Aramaya başlamadan önce lütfen uyarıları okuyun.



göz var, izan var
bir şeyin göz ve akıl yoluyla anlaşılacağını anlatan bir söz
"Bu kadar olmaz. İnsanda göz var, izan var!" - M. Ş. Esendal
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller (Göster)
göz açamamak göz açıp kapayıncaya kadar göz açtırmamak
göz alabildiğine göz ardı etmek göz atmak
gözaydın etmek gözaydına gelmek gözaydına gitmek
göz boyamak göz değmek göz dikmek
göz doldurmak göz doyurmak göz etmek
göz gezdirmek göz gördüğünü ister göz göre göre
göz görmeyince gönül katlanır göz görür, gönül katlanır göz gözü görmemek
göz kamaştırmak (veya almak) göz kaş süzmek göz kesilmek
göz kırpmadan göz kırpmak göz kırpmamak
göz koymak göz kulak olmak göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak
göz süzmek göz (veya gözünün) ucuyla bakmak göz ucuyla görmek
göz ucuyla süzmek göz var, izan var göz yıldırmak
göz yummak göz yummamak gözden çıkarmak
gözden (veya gözünden) düşmek gözden geçirmek gözden gönülden çıkarmak
gözden ırak olan gönülden de ırak olur gözden ırak tutmak gözden ırak tutulmak
gözden (veya gözünden) kaçırmak gözden (veya gözünden) kaçmak gözden kaybetmek
gözden kaybolmak gözden nihan olmak gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
gözden uzaklaşmak gözden uzak tutmak göze almak
göze batmak göze çarpmak göze diken olmak
göze gelmek göze girmek göze görünmek
göze görünmemek göze yasak olmaz gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
gözle yemek gözleri bayılmak gözleri berraklaşmak
gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak) gözleri çivilenmek gözleri çakmak çakmak (olmak)
gözleri çukura gitmek (veya kaçmak) gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak) gözleri dönmek
gözleri fıldır fıldır olmak gözleri fıldır fıldır etmek gözleri ışıklı (olmak)
gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak) gözleri kapanmak gözleri parlamak (veya parıldamak)
gözleri sulanmak gözleri süzülmek gözleri şıldır şıldır dönmek
gözleri takılıp kalmak gözleri velfecri okumak gözleri yaşarmak
gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak) gözlerinde şimşek çakmak gözlerinden okumak
gözlerine inanamamak gözlerine mil çekmek gözlerini bayıltmak
gözlerini belertmek gözlerini bitirmek gözlerini devirmek
gözlerini fal taşı gibi açmak gözlerini kaçırmak gözlerinin içi gülmek
gözlerinin içine kadar kızarmak gözü (veya gözleri) açılmak gözü akmak
gözü alışmak gözü almamak gözü arkada kalmak
gözü bulanmak gözü büyükte olmak gözü çıkasıca
gözü dalmak gözü değmek gözü doymak
gözü dönesi gözü (veya gözleri) dönmek gözü dumanlanmak
gözü dünyayı görmemek gözü gibi sakınmak (veya saklamak veya esirgemek) gözü gibi sevmek
gözü gitmek gözü gönlü açılmak gözü görmemek
(birini veya bir şeyi) gözü görmez olmak gözü göz değil gözü hiçbir şey görmemek
gözü ısırmak gözü ilişmek gözü (veya gözleri) kamaşmak
gözü kalmak gözü (veya gözleri) kararmak gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
gözü kesmek (birini veya bir şeyi) gözü kesmemek gözü kızmak
gözü korkmak (bir şeyin) gözü kör olsun gözü (veya gözleri) okşamak
(bir şeyde) gözü olmak gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak (bir şeyde) gözü olmamak
gözü sönmek (birinden) gözü su içmemek gözü (veya gözleri) takılmak
gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz gözü toprağa bakmak (birini veya bir şeyi) gözü tutmak
gözü uyku tutmamak gözü (veya gözleri) üstünde kalmak gözü yememek
gözü yılmak gözüm! gözüm çıksın (veya kör olsun)
(birini) gözüm görmesin gözün aydın! gözün ... görsün
(birinin) gözünde gözünde büyümek gözünde büyütmek
(bir şey birinin) gözünde olmamak gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak gözünde tütmek
gözünden kıskanmak gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak
gözüne (veya gözlerine) bakmak gözüne batmak gözüne çarpmak
gözüne diken olmak gözüne dizine dursun (birinin) gözüne girmek
gözüne hiçbir şey görünmemek gözüne ilişmek gözüne karasu inmek
gözüne kestirmek gözüne sokmak gözüne uyku girmemek
gözünü (veya gözlerini) açmak (birinin) gözünü açmak (bir kadın bir erkekte) gözünü açmak
(bir yerde) gözünü açmak gözünü ağartmak gözünü alamamak
(bir şey) gözünü almak gözünü ayırmamak (birinin bir şey) gözünü bağlamak
(bir şeyin) gözünü çıkarmak gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak) gözünü (veya gözlerini) dikmek
gözünü doyurmak gözünü dört açmak gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
gözünü gözüne dikmek gözünü hırs bürümek gözünü ... hırsı bürümek
gözünü (veya gözlerini) kan bürümek gözünü (veya gözlerini) kapamak gözünü karartmak
gözünü (veya gözlerini) kırpmadan gözünü kin bürümek (birinin) gözünü korkutmak
gözünü (veya gözlerini) oymak gözünü sevda (veya aşk) bürümek gözünü sevdiğim
gözünü seveyim gözünü toprak doyursun gözünü üstünden ayırmamak
gözünü yıldırmak gözünü yummak (bir şeye) gözünü yummak
gözünün bebeği gibi sevmek gözünün çapağını silmeden gözünün içine baka baka
gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak gözünün üstünde kaşın var dememek (birinin) gözünün yaşına bakmamak
gözünün önüne gelmek gözünün önünü görmemek (bir şeye) ... gözüyle bakmak
gözüyle görmek gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
26 Eylül 2006 tarihinden itibaren 155.945.780 kez söz arandı.