Güncel Türkçe Sözlük


Aradığınız sözü sorgu kutusuna yazdıktan sonra Ara düğmesini tıklayın.
Aramaya başlamadan önce lütfen uyarıları okuyun.



taze
sıfat (ta:ze) Farsça tāze
1. sıfat Bozulmamış, bayatlamamış olan
"Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum." - Y. Z. Ortaç
2. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış
"Yüzü taze, taravetli ve güzeldi." - M. Ş. Esendal
3. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı
"Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu." - M. Ş. Esendal
4. Yeni, zamanı geçmemiş
"Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü." - Halikarnas Balıkçısı
5. isim Genç kadın
"Şu köşede çocuğuyla beraber bir taze oturuyor." - Ö. Seyfettin
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller (Göster)
taze ot görmüş eşek gibi
Birleşik Sözler (Göster)
taze fasulye tazekan taze para taze soğan
her dem taze terütaze
26 Eylül 2006 tarihinden itibaren 789.293.887 kez söz arandı.