Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


bekar  bekâr    berat  beraat    bilakis  bilhassa    cefakâr  cefakeş    çekimser  çekingen    dahi  dâhi    dahil  dâhil    delalet  dalalet    depremin şiddeti  depremin büyüklüğü    deyim  deyiş    doyumsuz  doyulmayan    emir  emîr    etkin  etken    eyer  eğer    fani  fâni    folklor  halk oyunları    geçtiğimiz hafta  geçen hafta    gerçekleşen  meydana gelen    hak  hâk    hakim  hâkim    hakimane  hâkimane   

karşın

  zf. Gerekenin veya mantığın tersine olarak, rağmen: "Sabah olunca, bütün gece uyumamasına karşın kendini dinç hissediyordu." -İ. O. Anar.


karşılık, -ğı

  a. 1. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele: "Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu." -H. R. Gürpınar. 2. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz: "Sonra temaşa kelimesi doğrudan doğruya tiyatro kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır." -A. K. Tecer. 3. Cevap, yanıt. 4. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel: "Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi." -R. H. Karay. 5. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat.